Elazığ
04 Şubat, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

GÜVEN KRİZİ

03 Şubat 2026, Salı 23:11
GÜVEN KRİZİ

Geçtiğimiz hafta, yıllardır görmediğim birkaç dostla bir araya geldik. Sohbet derinleşti, samimiyet arttı, konu döndü dolaştı, insan ilişkilerinin sancılı yanlarına geldi. İçimizden biri birden sordu;

“Sence bir insanın sana hainlik ettiğini nasıl anlarsın?”

Bir an durdum. Duygularımda dalgalanma oldu. Çünkü bu soru sadece bir merak sorusu değil; herkesin bir gün kendine sorduğu, hatta cevabını geç bulduğu bir hayal kırıklığıydı.
Sonra şu cümle döküldü dudaklarımdan

“Seni sürekli yüzüne karşı öven kişiden sakın. Hain, övgüyle gelir.”

Modern zamanların garip bir huyu var: Gerçeklikten çok imaj ön planda. İnsanlar artık nasıl göründükleriyle, nasıl hissettiklerinden daha çok ilgileniyor. Ve ilişkiler de bu rüzgardan nasibini alıyor. Gülücüklerin sahte, övgülerin hesaplı olduğu bir çağda yaşıyoruz.

Her yüz gülen dost değil.
Her övgü samimiyet taşımıyor.
Her “canım kardeşim” diyen, sana kardeşlik etmiyor.

Bir insan seni her gördüğünde göklere çıkarıyorsa, her sözünde seni kusursuz gösteriyorsa.

Dikkat et.

Çünkü ölçüsüz övgü, çoğu zaman ya bir menfaatin habercisidir ya da bir ihanete zemin hazırlayan rüşvet.

Gerçek dost seni şişirmez, seni dengede tutar.
Yere düşmemen için seni uyarır, gerekirse kırar ama yıkmaz.
Ve en önemlisi, seni arkandan da savunur.

Ne yazık ki artık insanlar, yüz yüze geldiklerinde başkayken, arkalarını döndüklerinde bambaşka olabiliyorlar.
Seninleyken seni öven, senden ayrıldıktan sonra seni yerin dibine sokan insanlar çoğaldı.

Bu, sadece bir karakter sorunu değil; bu, bir güven krizi.
Bir toplumun ahlaki pusulası bozulduğunda, ilişkiler de yönünü kaybeder.

Hain, övgüyle gelir dememin sebebi de tam burada gizli.
Çünkü hain kişi seni en zayıf yerinden vurmak için önce seni şımartır, seni kandırır, seni kendine alıştırır.
Sana öyle bir ayna tutar ki, kendini olduğundan başka bir yerde, başka bir değerde sanırsın.
Ve sonra tam da en savunmasız anında, bir darbeyle seni yüzüstü bırakır.

Gerçek dost azdır.
Ama varsa, hazinedir.

Gerçek dost;                

– Seni sen olduğun için sever,
– Sana hatanı söyler,
– Gerektiğinde seni uyarır,
– Ama hiçbir zaman seni yarı yolda bırakmaz.

Yüzüne karşı eleştirir ama arkandan över.
Senin yokluğunda seni savunur, adını korur, onurunu düşünür.
Çünkü onun derdi senin iyiliğindir, senin başarındır, senin doğruluğundur.

Bir dost, senin hayatına dürüstlük katıyorsa;

bir hain, seni o dürüstlükten uzaklaştırır.

Bugün herkes alkış istiyor ama kimse eleştiri duymak istemiyor.
Oysa insanı büyüten, geliştiren, yücelten; ne şatafatlı övgülerdir, ne yersiz methiyelerdir.
İnsanı yücelten şey, yapıcı bir uyarı, samimi bir dostun dürüst bir sözüdür.

Artık dostluklar da tıpkı sosyal medya profilleri gibi filtreli.
Gerçek yüzleri görmek istiyorsan, insanların ne dediğine değil, ne yaptığına bak.
Sana değil, senin arkandan söylediklerine kulak kabart.

Ve asla unutma;

Yüzüne sürekli övgü döken kişi, çoğu zaman arkandan zehir akıtandır.

Gerçek dost ise; seni yüzüne karşı uyarır, arkandan ise sana dua eder.

Bu çağda herkes “iyi” görünmek istiyor.
Ama “iyi olmak” cesaret ister.

Sen sen ol, görünüşe değil, özü doğru olana yaslan.
Dostunu seçerken sesi güzel olana değil, yüreği temiz olana kulak ver.

Çünkü bu kirli çağda hâlâ tertemiz kalabilen insanlar var.
Ve onları bulduğunda, sakın bırakma.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum