Ancak ziyaretimiz sırasında bizi en çok üzen, Maden'in tarihî ve kültürel mirasının içinde bulunduğu durum oldu.
Bir zamanlar ilçenin sosyal ve kültürel hayatının önemli merkezlerinden biri olan tarihî Engin Sineması'nın çürümeye ve yıkılmaya terk edilmiş görüntüsü, diğer tarihî yapıların da benzer bir kaderle karşı karşıya bulunması, kültürel mirasımıza gösterilen duyarsızlığın düşündürücü örnekleridir. Aynı şekilde eski konaklar, lojmanlar ve tarihî yapılar da bir ilçenin geçmişine tanıklık eden, kimliğini oluşturan değerlerdir.
Maden'de gördüğümüz manzara, bize yalnızca eski binaların değil, bir ilçenin tarihinin ve toplumsal hafızasının da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşündürdü.
İnsanların can güvenliği elbette her şeyden önemlidir. Ancak güvenlik gerekçeleriyle alınacak önlemler, korunması mümkün olan tarihî ve kültürel değerlerin gözden çıkarılması anlamına gelmemelidir.
İlgili kurumları, Maden'in tarihî yapılarına sahip çıkmaya, korunabilecek eserlerin restorasyonu için gerekli adımları atmaya ve ilçenin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmaya davet ediyoruz.
Çünkü bir ilçeyi yaşatmak, yalnızca binalarını yenilemek değil; geçmişini, kimliğini ve hafızasını da korumaktır.
Maden'in tarihî ve kültürel değerlerinin korunmasına yönelik gelişmelerin takipçisi olacağız.





Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.