© GZT23

Cuma Namazında elektrik krizi!

İzzetpaşa Mahallesi Şehit İlhanlar Caddesi’nde bulunan İhsaniye Camii’nde Cuma namazı öncesi yaşanan elektrik kesintisi, cemaat arasında kısa süreli tedirginliğe neden oldu. Ses sisteminin devre dışı kalması üzerine avlu ve caminin alt bölümünde saf tutan vatandaşların cami içerisine alınmak istenmesi, “Bu kadar basit bir sorun neden önceden düşünülmedi?” sorusunu gündeme getirdi

Elazığ’da özellikle yaz aylarında sıkça yaşanan elektrik kesintileri, bugün Cuma namazı öncesinde İzzetpaşa Mahallesi’nde bulunan İhsaniye Camii’nde farklı bir sorunu beraberinde getirdi.

Şehit İlhanlar Caddesi üzerinde bulunan İhsaniye Camii’nde Cuma namazı vaktine denk gelen elektrik kesintisi nedeniyle caminin ses sistemi devre dışı kaldı. Caminin içinin dolması üzerine avluda ve caminin alt bölümünde saf tutan vatandaşlar, imamın sesini ve namazdaki hareketlerini takip etmekte zorlandı.

Bunun üzerine imam tarafından cemaatin cami içerisinde toplanması istendi. İmamın, “İmamı görmediğiniz için burada kılacağınız namaz fıkhen geçerli olmaz” yönündeki anonsu ise cami çevresinde ve alt bölümde bulunan cemaat arasında kısa süreli tedirginliğe neden oldu.

Sorun Elektrik Kesintisi mi, Hazırlıksızlık mı?

Elbette elektrik kesintileri her zaman önceden öngörülemeyebilir. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada, elektrik kesildiğinde imam ile cemaat arasındaki iletişimin tamamen kopması, üzerinde düşünülmesi gereken asıl meselelerden biri.

Basit bir taşınabilir ses sistemi, megafon veya elektrik kesintisinde devreye girecek yedek bir sistemle bu problemin çok daha kolay çözülebileceği ortadayken, böylesine temel bir konuda hazırlıksız yakalanılması Diyanet İşleri Başkanlığı'nın camilerin fiziki ve teknik ihtiyaçları konusunda daha kapsamlı bir planlama yapması gerektiğini gösteriyor.

Çünkü vatandaşın ibadetini yerine getirmek için geldiği camide, elektrik kesintisi nedeniyle “Namazınız geçerli olur mu, olmaz mı?” endişesi yaşaması kabul edilebilir bir durum olmamalı.

Diyanet'e Sormak Gerekiyor: Her Hafta Toplanan Bağışlar Nereye Gidiyor?

Burada asıl sorulması gereken soru ise Diyanet İşleri Başkanlığı ve ilgili müftülüklere düşüyor:

Elektrik kesintilerinin sık yaşandığı bilinirken, özellikle yoğun cemaatin bulunduğu camiler neden jeneratörsüz?

Her hafta cuma namazlarında cemaatten çeşitli gerekçelerle yardım ve bağış toplanan camilerimizde, bu kaynakların en azından bir bölümünün jeneratör, yedek aydınlatma ve yedek ses sistemi gibi acil ihtiyaçlara ayrılması neden düşünülmüyor?

Diyanet'in yalnızca imam görevlendiren değil, vatandaşın ibadetini güvenli, sağlıklı ve kesintisiz şekilde yerine getirebilmesini sağlayan kurumsal bir yapı olması gerekiyor.

Bugün yaşanan olayda imamın da o an için ne yapacağını şaşırmış olması anlaşılabilir. Ancak mesele bir imamın kişisel inisiyatifinden çok daha büyük. Eğer sistem doğru kurulmuş olsaydı, imamın elektrik kesildiğinde çözüm üretmek için çaresiz kalmasına da gerek kalmazdı.

Jeneratör Sadece Cuma Namazı İçin Değil

Üstelik jeneratör meselesine yalnızca “Cuma namazında ses sistemi çalışsın” meselesinden bakmakta oldukça sığ bir yaklaşım olur.

Elazığ gibi deprem gerçeğini yaşamış bir şehirde camiler, gerektiğinde yalnızca ibadet edilen mekanlar değil, afet ve acil durumlarda vatandaşların toplanabileceği, sığınabileceği ve temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği güvenli alanlar olarak da değerlendirilmelidir.

Bir deprem düşünün...

Elektrikler kesilmiş, iletişim altyapısı zarar görmüş, insanlar evlerine girmeye korkuyor. Çocuklar, yaşlılar ve vatandaşlar güvenli bir alana ulaşmaya çalışıyor. İşte o anda camilerin ışığı yanıyor, ses sistemi çalışıyor, jeneratör devreye giriyor ve cami çevresi vatandaş için bir umut ve güven noktası haline geliyor.

Böyle bir sistem sadece bugünkü Cuma namazının sorunu çözmez; yarın yaşanabilecek bir depremde, selde, büyük bir afet veya uzun süreli elektrik kesintisinde hayat kurtarabilecek bir altyapının parçası olur.

Bu nedenle camilere jeneratör kurulması bir lüks değil, özellikle deprem yaşamış şehirlerde afet hazırlığının bir parçası olarak görülmelidir.

Diyanet Artık Bu Soruna Çözüm Üretmeli

Bugün İhsaniye Camii'nde yaşanan olay belki birkaç saat içerisinde unutulacak. Ancak ortaya koyduğu sorun unutulmamalı.

Elektrik kesilebilir. Sistem arızalanabilir. Deprem olabilir. Afet yaşanabilir.

Önemli olan kurumların bu ihtimaller yaşanmadan önce hazırlığını yapmasıdır.

Vatandaşa “İmamı görmüyorsanız namazınız geçerli olmayabilir” demek yerine, “Elektrik kesilse de merak etmeyin, sistemimiz hazır” diyebilecek bir altyapının kurulması gerekiyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Elazığ Müftülüğü’nün bu konuyu sadece bugünkü olay özelinde değil, ülke genelindeki camilerin acil durum ve afet hazırlıkları kapsamında ele alması gerekiyor.

Çünkü camiler sadece ibadet edilen yerler değildir.

Zor zamanlarda vatandaşın kapısını çalacağı ilk adreslerden biridir.

Ve o kapının, elektrik kesildiğinde de, deprem olduğunda da, afet yaşandığında da ışığının yanması gerekir.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER